پادکست مناسب سطح A2

Türkiye'de Spor

:Podcast konusu

Track 4

Cirit | ​​​​​​​ Cirit Türklerin en eski sporlarından biridir. 19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesi ve saraylarının en büyük gösteri sporu ve oyunuydu. Türklerin en eski atlı spor oyunlarından biridir. Orta Asya kökenlidir ve Türklerin Anadolu’ya göçünden sonra Anadolu’ya yayılmıştır. Özellikle 19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesinin en büyük gösteri sporu olmuştur. Ordu ve halk, bu oyunu savaşa hazır olmak için oynuyordu. Bu spor günümüzde ise sadece Balıkesir, Söğüt, Konya, Kars, Erzurum, Erzincan ve Bayburt yörelerinde devam etmektedir. İnsanlar ciridi genellikle ilkbahar mevsiminde oynamaktadır. İnsanlar cirit oyununu, bir metre uzunluğunda, ağır ve kalın bir sopa ile oynar. Bu sopanın adı cirittir. İki takım 100 metre mesafede karşılıklı olarak yerlerini alır. Birinci takımdaki atlılardan biri, atını sürerek karşı takımdaki oyunculardan birinin adını söyler. Bundan sonra oyun başlar. İlerideki oyuncu elindeki ciridi (sopayı) rakibine fırlattıktan sonra geriye kaçar. İkinci takımdaki atlı da rakibini kovalar ve ciridi ona atar. Bu sırada öndeki oyuncunun takımından (1. takım) başka bir oyuncu, arkadaşına yardım etmek için 2. takımın oyuncusunun peşine düşer. Ve oyun böylece devam eder. Bu oyundaki hedef, atın sırtındaki binicidir. Cirit, ata isabet ettiği zaman, ciridin sahibi oyuncu, oyun dışı kalır. Her isabet ile takım bir puan kazanır.

Daha Fazlası...

Track 3

Koca Yusuf | ​​​​​​​ Avrupa’nın en ünlü güreşçilerini yendi. Amerika’ya gitti. Orada Amerika şampiyonu Robert’i de yenerek Dünya Şampiyonu oldu. Koca Yusuf küçük yaşta güreşe başladı. O dönemin en ünlü güreşçilerinden Kel Aliço ve Adalı Halil’le güreşti. 1885’te Kırkpınar’da Kel Aliço’dan başpehlivanlığı aldı. Avrupa’nın en ünlü güreşçilerini yendi. Amerika’ya gitti. Orada Amerika şampiyonu Robert’i de yendi ve Dünya Şampiyonu oldu. 21 Mayıs 1898 günü Türkiye’ye gelmek için Newyork’tan bir gemiye bindi. Gemi 4 Haziran 1898 sabahı bir İrlanda gemisi ile çarpıştı ve battı. Bu eşsiz güreşçi bu kazada öldü.

Daha Fazlası...

Track 2

Kırkpınar Yağlı Güreşleri | ​​​​​​​ Kırkpınar yağlı güreşleri, geleneksel Türk güreşidir. Kırkpınar Güreşleri Edirne şehrindedir. Bu güreşler her yıl haziran ayının sonunda başlar, temmuz ayının başında biter. Güreşçiler çim bir sahada vücutlarına yağ sürdükten sonra güreşirler. Kırkpınar güreşçilerine pehlivan denir. Güreşlerde şampiyon olan pehlivana ise “başpehlivan” denir ve başpehlivan “altın kemer” kazanır. Bu güreşlerin tarihçesi şöyledir: Efsaneye göre, Kırkpınar yağlı güreşleri Türklerin 1361 yılında Trakya’ya geçişi ile başlamış. Orhan Gazi, büyük oğlunu Trakya’ya yollamıştır. Gecenin karanlığında askerler ve atlar gizlice sallarla karşı kıyıya çıkmıştır. Askerler dinlenmek için mola vermişler. Bu sırada eğlenmek için güreşe başlamışlar. Askerlerin içinde çok hırslı iki kardeş de varmış. Onlar da birbirleriyle güreşe başlamışlar. Diğer askerler güreşi bitirmiş ama iki kardeşin güreşi bir türlü bitmemiş. Güreş, saatlerce sürmüş, sürmüş… Arkadaşları, onları ayırmaya gitmişler. İki kardeşi ayırınca kardeşler orada yorgunluktan ölmüşler. Diğer askerler, arkadaşları için çok üzülmüşler. İki kardeşi oradaki büyük bir söğüt ağacının altına gömmüşler. Dua edip yollarına devam etmişler. Askerler, daha sonra arkadaşlarının mezarlarını ziyaret etmişler. Mezarları gördüklerinde çok şaşırmışlar, çünkü büyük söğüt ağacının dibindeki mezardan bir pınar fışkırmaktaymış. Bu ilginç olay dilden dile dolaşmış. Bu iki kardeşin anısına her sene oradaki söğüt ağacının altında pehlivanlar güreşirler. Bu güreşlerin adı “Kırkpınar” olur. O günden bugüne kadar Kırkpınar güreşleri devam etmektedir. Edirne’de pehlivanlar, hâlâ Türkiye’nin en iyi pehlivanı olmak için güreşir. Kırkpınar’ın efsane pehlivanlarından biri de Koca Yusuf’tur.

Daha Fazlası...

Track 1

BAŞLICA TÜRK SPORLARI | ​​​​​​​ Dünyadaki ilk spor okullarından biri, Fatih Sultan Mehmet zamanında Osmanlı sarayında açıldı. Türkiye’de sporun geçmişi çok eskidir. Milattan önceki dönemlere ait belgelerde Türk hakanlarının avlanma, ok atma, ata binme biçimlerine ait bilgiler bulunmaktadır. Türklerin hem Orta Asya’daki hem de Anadolu’daki hayatlarında atın özel bir yeri vardır ve atlı sporlar en eski Türk sporlarıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde de spor çok önemli olmuştur. O dönemlerde saraylarda spor okulları vardı ve iyi eğitimli sporcular bu okullarda yetişiyordu. Fatih Sultan Mehmet zamanında dünyadaki ilk spor okullarından biri Osmanlı sarayında açılmıştır. Geleneksel Türk sporları cirit, okçuluk, avcılık, binicilik, matrak (kılıç-kalkan sporu) ve güreştir. Özellikle Kırkpınar yağlı güreşleri, güreşin simgesidir.

Daha Fazlası...

Track 8

2. Avrasya Maratonu | Avrasya Maratonu sadece bir yarış değil, aynı zamanda sosyal bir etkinliktir. Bu maraton dünyanın eşsiz manzaralarından birine yolculuktur: dostluktur, kavuşmaktır, birleşmektir. Asya ile Avrupa kıtaları arasında yapılan bu maraton, “2012 Avrupa Spor Başkenti” İstanbul’da düzenlenir. Bu yarış ilk kez 1 Nisan 1979 günü yapılmış, yarışmaya yerli ve yabancı atletler katılmıştır. Son yıllarda Halk Koşusu, 15 km koşusu ve Maraton olmak üzere üç farklı güzergâhta düzenlenmektedir ve yarışları İstanbul Büyükşehir Belediyesi organize etmektedir. Yarışa kayıt yapabilmek için, katılımcıların 18 yaşından büyük olmaları gerekiyor. Yarışta üç farklı kategori bulunuyor. Yarışta ayrıca engelli sporcular için özel bir kategori de var. Her yıl bu koşuya binlerce kişi katılmaktadır. Örneğin 2012’de bu yarışlara 88 ülkeden toplam 13.006 kişi katılmıştır. Avrasya maratonu sadece bir yarış değildir, aynı zamanda sosyal bir etkinliktir. Bu maraton dünyanın eşsiz manzaralarından birine yolculuktur. Bu maraton; dostluktur, kavuşmaktır, birleşmektir.

Daha Fazlası...

Track 7

TÜRKİYE’DEKİ ULUSLARARASI SPOR ORGANİZASYONLARI | Türkiye her yıl çeşitli uluslararası spor organizasyonları düzenliyor. Türkiye’deki en önemli uluslararası spor organizasyonları şunlardır: Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu, Avrasya Maratonu, Boğaziçi Kıtalar Arası Yüzme Yarışmaları, İstanbul Kadınlar Tenis Turnuvası.

Daha Fazlası...

Track 6

Matrak | Matrak oyununu 1500'lü yıllarda Matrakçı Nasuh icat etmiştir. Matrak bir dövüş oyunudur. Bu oyunla insanlar savaş hazırlığı yapmaktadır. Oyun 16. yüzyılda Osmanlı'da ortaya çıkmıştır. Matrak bir sopa ile oynanır. Oyuncu sopayı cilalar ve ucundaki topuza deri sarar. Oyuncular kafalarını korumak için miğfer giyerler. Sol ellerinde yumuşak bir yastık tutarlar ve bu yastık kalkan görevi görür. Matrak oyununda amaç, rakibin kafasına matrakla dokunmaktır. Odaklanma, denge, hız ve teknik bilgi bu oyunda önemlidir.

Daha Fazlası...

Track 5

Okçuluk | Türklerde okçuluğun özellikle de atlı okçuluğun tarihi çok eski zamanlara dayanır. Atlı okçulukta hedef, at üstünde dörtnala giderken dönüp arkaya ok atarak hedefi vurmaktadır. Türkler için okçuluk, sadece bir savaş sporu değildi, aynı zamanda düğün törenlerindeki bir eğlence sporuydu. Gençler, bu törenlerde tüm becerilerini gösteriyor, oku uzağa ve hedefe atma oyunları oynuyorlardı. Damat da törenin sonunda bütün gücünü kullanıp okunu uzak bir yere düşürmeye çalışıyordu. Çünkü gelinle okun düştüğü yerde buluşuyordu. Milattan önceki dönemlerden 19. yüzyıla kadar Türk okçuluğu atış tekniği ve silah olarak büyük gelişim göstermiştir. 15. yüzyıldan sonra okçuluk, Osmanlı’da planlı ve düzenli bir spor faaliyeti olmuştur. Bu amaçla “ok meydanı” isminde 34 büyük meydan yapılmıştır. Okçuluk yarışmalarını, ilk kez Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet düzenlemiştir ve bu yarışların kurallarını hazırlamıştır.

Daha Fazlası...

Track 10

İstanbul Kadınlar Tenis Turnuvası | Dünyanın en ünlü kadın tenisçileri bu turnuva için her yıl İstanbul’a gelmektedir. Bayan tenisçileri, erkek tenisçilerin gölgesinden kurtarmak amacıyla bu turnuva başlamıştır. İlk turnuva 1971’de gerçekleşmiştir. Bu turnuva bayan tenisçilerin birliği olarak dünya tenis çevrelerinde kabul görülmüştür. Bu organizasyon günümüzde 32 ülkede 63 turnuva düzenlenmektedir. İstanbul Kadınlar Tenis Turnuvası (Istanbul Cup) da Sony Ericsson WTA’nın 63 turnuvasından biridir. İlki 2005 yılında yapılan bu turnuva, tenis otoritelerinin ve tenis severlerin bütün ilgisini İstanbul’a çekmiştir. Turnuvanın şampiyonu Venus Williams’ın Türk tenisçi İpek Şenoğlu ile Boğaziçi Köprüsü’nde yaptığı maç, iki kıta arasındaki ilk tenis maçı oldu. İstanbul Cup, Türkiye’deki en önemli uluslararası spor organizasyonlarından biridir.

Daha Fazlası...

Track 9

Boğaziçi Kıtalar Arası Yüzme Yarışmaları | Bu yarışlar da Avrasya maratonu gibi sadece yarış değildir. Kültürler arası bir gezidir. Medeniyetler arası bir buluşmadır. İnsanlar yüzerek kıtaları birbirine bağlar. Kıtalar, insanları birbirine bağlar. Kıtalar arası yüzme yarışlarının ilki 1989 yılında olmuştur. Asya’dan Avrupa’ya Boğaziçi Yüzme yarışlarına her yıl ilgi artmaktadır. Yarışların sloganı, **“Herkes İçin Spor”**dur. İstanbul, Avrupa ve Asya kıtaları üzerindedir ve içinden “Boğaz” geçmektedir. İstanbul Boğazı’nda dünyanın ilk ve tek kıtalar arası yüzme yarışı gerçekleşmektedir. Asya’dan Avrupa’ya iki kıta arasını topluca yüzerek geçme düşüncesi yarışmacılara ayrı bir zevk ve heyecan verir. Her yıl dünyanın değişik ülkelerinden her yaştan kişi bu heyecanı tatmak için yarışlara katılır. Yüzlerce amatör, profesyonel yüzücü, bu yarışı tamamladıktan sonra, bir sonraki yılı bekler, çünkü yarışın heyecanını tekrar yaşamak ister. Boğaziçi Yüzme Yarışı'nda yüzücüler, yaklaşık 6,5 kilometrelik zor bir parkurda yarışmaktadır. Herkes bu yarışa başvurabilir. Bu yarışlar da Avrasya maratonu gibi sadece yarış değildir. Kültürler arası bir gezi, medeniyetler arası bir buluşmadır. İnsanlar yüzerek kıtaları birbirine bağlar.

Daha Fazlası...